Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz, yılın ilk çeyreğinde yüzde 0,8 daralan sanayinin ikinci çeyrekte yüzde 2,4 büyümesini üretim gücü açısından önemli bir gelişme olarak değerlendirdi.

Karadeniz, sanayinin yeniden büyüme ivmesi kazanmasının üretim cephesinde hareketlenmenin başladığını gösterdiğini söyledi. Bu gelişmenin umut verdiğini kaydeden Karadeniz, Türkiye'nin sürdürülebilir ve yüksek kaliteli bir büyüme patikasına girebilmesi için toparlanmanın kalıcı hale gelmesi gerektiğini vurguladı.

Üretim maliyetleri ve finansman baskısı sürüyor

Türkiye ekonomisinde sürdürülebilir büyümenin üretim ve sanayinin güçlendirilmesiyle mümkün olabileceğine dikkat çeken Karadeniz, büyümenin niteliğinin de oranı kadar önemli olduğunu ifade etti.

Sanayideki yüzde 2,4'lük büyümeyi önemli ve değerli bulduklarını belirten Karadeniz, sanayicinin yüksek finansman maliyetleri, enerji ve hammadde giderleri, işçilik maliyetleri ile küresel rekabet baskısıyla karşı karşıya olduğunu söyledi.

Karadeniz, bu koşullarda sağlanan büyümenin kalıcı olabilmesi için üretim maliyetlerini aşağı çekecek ve yatırımları destekleyecek politikaların güçlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.

Plastik sektörünün stratejik rolüne dikkat çekti

Plastik sektörünün otomotivden ambalaja, inşaattan sağlığa kadar geniş bir üretim zincirine girdi sağladığını hatırlatan Karadeniz, sektörün Türkiye'nin sanayi ve ihracat kapasitesi açısından stratejik önem taşıdığını belirtti.

Plastiğin hemen hemen bütün sektörlerde kullanıldığını aktaran Karadeniz, bu alanın teknoloji ve inovasyon bakımından da önemli bir üretim kolu olduğunu ifade etti.

Plastik sanayisinin Türkiye'nin üretim ekosistemindeki temel sektörlerden biri olduğunu söyleyen Karadeniz, sanayideki toparlanmanın sektöre de güçlü biçimde yansımasını beklediklerini kaydetti.

Karadeniz'e göre bunun sağlanabilmesi için plastik sektörünün yüksek oranda dışa bağımlı olduğu hammaddenin yanı sıra finansman ve enerji maliyetlerindeki sorunların çözülmesi gerekiyor. Üretim kapasitesinin korunarak daha yüksek katma değerli ve rekabetçi bir yapıya geçilmesi, toparlanmanın kalıcılığı açısından belirleyici olacak.