Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), fındık piyasasında istikrarın sağlanması ve üreticilerin pazarlama, depolama ve finansman ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla yürüttüğü kabuklu fındık alımlarına devam ediyor.
24 Ağustos 2026 tarihinde 17 noktada başlayan alımlar, 55 noktada 75 ekiple sürdürülüyor.
TMO iş yerlerinde günlük 5 bin tonun üzerinde ürün için randevu verilirken, günlük fiili alım miktarının 4 bin tonu aştığı bildirildi.
Bugüne kadar yaklaşık 100 bin üretici, toplam 205 bin ton fındığın teslimi için randevu oluşturdu.
Fındık alım kotasında yeni düzenleme
TMO, üreticilerin teslim edebileceği ürün miktarının belirlenmesinde kullanılan ilçe verim ortalamalarına ilişkin uygulamada değişikliğe gitti.
Çotanak sayımlarına göre belirlenen ilçe verim ortalamalarına daha önce yüzde 20 olarak uygulanan artışın, yüksek verim elde eden üreticilerden gelen talepler doğrultusunda yüzde 30’a çıkarılacağı açıklandı.
Yeni düzenlemenin ardından kotası dekar başına 100 kilogramın altında kalan ilçelerde üreticilerin TMO’ya teslim edebileceği fındık miktarı 100 kilogram/dekara tamamlanacak.
Çiftçi Kayıt Sistemi’ne (ÇKS) ilçe verim ortalaması dekar başına 160 kilogramın üzerinde girilen üreticilerden ise sistemde kayıtlı miktar kadar ürün alınmaya devam edilecek.

Fındık vekaletle teslim edilebilecek
Hasadın ardından yaşadıkları illere dönen üreticiler için ürün tesliminde de yeni bir kolaylık sağlandı.
Üreticiler, birinci veya ikinci derece yakınlarına verecekleri vekaletname aracılığıyla ürünlerini TMO’ya teslim edebilecek. Uygulamayla randevu ve teslim sürecinde yaşanabilecek sorunların azaltılması amaçlanıyor.
Kahverengi kokarca nedeniyle çürük oranı sınırı yüzde 7
TMO, kahverengi kokarca popülasyonundaki artışın fındıkta oluşturduğu zarara karşı çürük iç fındık oranına ilişkin daha önce yapılan düzenlemelerin sürdüğünü de bildirdi.
Çürük iç fındık için kabul edilen oran 2022 yılında yüzde 3’ten yüzde 5’e, 2024 yılında ise yüzde 7’ye yükseltilmişti.
TMO, yüzde 7’nin üzerindeki çürük oranlarının uzun süreli depolamada sağlam ürünlerin kalitesini ve ekonomik değerini olumsuz etkileyebileceğini belirtti.




Yorumlar